|
..:: KAYITLI KULLANICI ::.. |
 | 2544 Kayıtlı |
 | 1 Bugün |  | 4 Bu hafta |  | 14 Bu ay |  | En son: miro konya | |
|
..::ziyaretçi tırafiği::.. |
|
0 Üye ve 30 Ziyaretçi Giriş Yapmış Üye yok |
|
..::kimler geldi::.. |
| Bu Gün | 399 | | Dün | 1385 | | Bu Hafta | 399 | | Bu Ay | 7165 | | Toplam | 1188088 | |
|
..::MAKALELER::.. |
|
|
|
|
Son Eklenenler |
Perşembe, 06. Mayıs 2010 Salı, 23. Mart 2010 Cuma, 14. Ağustos 2009 Çarşamba, 08. Ekim 2008 Pazartesi, 26. Mayıs 2008 Pazartesi, 18. Şubat 2008
|
|
|
| Pazartesi, 06 Eylül 2010 |
ANASAYFA MAKALELER |
|
MAKALELER
|
Güvercinler için 2009 model aracını gözden çıkaran Halil Kabakçıoğlu (solda), "Bu sevgi başka. Pişman değilim." dedi.
Güvercin sevgisi sınır tanımıyor. Nilüfer Güvercin Sevenler Derneği'nin açılışında görücüye çıkan iki güvercin, ilginç bir pazarlıkla el değiştirdi.
|
|
|
GÖKYÜZÜNÜN EN KIVRAK KUŞLARI (TELKUYRUK) |
|
|
Ben Hakan Yılmaz Tekirdağ Saraylıyım yıllardır güvercin yetiştiriyorum.Yetiştirdiğim ırklar gümüş kafa önden perçemli miskiler,sarı kafa önden perçemli miskiler,düz sarı kafa kaplamalar ve önden perçemli beyazlar.Özelliklede miski güvercinini çok seviyorum.Güvercin hobisini 1.olarak zevk 2.olarak ta ticaret için bakıyorum |
| |
|
|

Güvercin bizde sözlü olsun yazılı olsun hayatımızı kapsamıştır da biz farkında bile değilizdir. Pek tabiidir ki her şey kendi coğrafyasının ve ikliminin ürünüdür. Bizim medeniyet iklimimizin dışında da belki güvercinle karşılaşabilirsiniz ancak o medeniyetler için güvercinin ne fiziki ve nede metafiziksel olarak hiçbir kıymeti harbiyesi olmadığından naşi ötekinin güvercini korkaktır, ürkektir, sahipsizdir, onlara eman yoktur. Çünkü ötekinin metadan başka bir dünyası olmadığından sivrisinekten bile nasıl yağ çıkarılabilir hesabı ve bu hesabın teorisyenleri olan emperyalizm ve onun sacayakları için her şey maddeden ve maddi hazlardan mütevellit olduğundan güvercinin yoktur |
|
|
Balıkesir güvercin sevenler derneği |
Balıkesir Güvercin sevenler derneği olağan genel kurul toplantısını 09.03.2008 Tarihinde dernek binasında yaptı Yönetim Kurulu Başkanlığına Ertuğrul ÇAKIR gelirken Y.K.Ü Salih ÇELİK ,Y.K.Ü Mustafa EREL, Y.K.Ü Seyfi KARAMAN, Y.K.Ü Mehmet ÖZGEN, , Y.K.Ü Zekai DURAN, Y.K.Ü (Lokal müdürü) Tuncay ERASLAN yönetim kurulunu oluşturan üyeler oldu. bizde güvercinyeri ekibi olarak kendilerine hayırlı olması dileklerimizi iletiriz. |
|
|
Kayseri de güvercin yetiştiriciliği |
|
Kayseri güvercin yetiştiriciliği açısından en çok kuş beslenen Anadolu illerinin başında yer alır. Kayseride beslenen güvercin ırklarının neredeyse tamamı takladır. Çok az sayıda bazı doğu illerinden getirilen şebab, miski veya Urfa - Mardin diye tabir edilen hem daha gösterişli hem de takla atan diğer ırklarda vardır. Diğer illerde bazı güvercinler gösteriş ve form açısından çok kıymetli dahi olsalar Kayseride ancak performans açısından kabul görürler. |
|
|
Manisa güvercin yetiştiriciliğinde ülkemizin önde gelen kentleri arasındadır. Güvercin sevgisinin yaygın olmasını; Manisanın bir Şehzade Sancağı olan tarihinde, Şehzade saraylarında, Yayla köşklerinde, zengin ovasının bağ ve bahçelerinde, tamamlayıcı bir estetik unsur olmasının yanında, halkın da güvercinlerin rengarenk ve çeşitli cinslerdeki güzelliklerini seyir eyleyip, onları besleyip, geliştirecek incelikte insanlar olduklarını tespit ederek, izah edebiliriz. |
|
|
HÜNKARİ Geniş Osmanlı Coğrafyasındaki farklı ırktaki güvercinler, vaktiyle Manisa Şehzade Sarayında toplanmış ve burada zengin bir güvercin koleksiyonu oluşturulmuştur. Bu çeşitlilik içinde melezleşme çalışmaları sonucu üretilen Hünkari ırkı; kanaryadan küçük gagaları ve her renkteki ebruli-dantelli ve bir tüy veya telekte, en az iki, üç renkli desenleriyle, bir refah ve incelik timsali olan, eşsiz güzellikte bir güvercin cinsidir. |
|
|
Karakurt kasabası, Manisanın Kırkağaç ilçesine bağlı olup, İstanbul-İzmir otoyolunda Gelembe ile Akhisar arasında, hatta Akhisara daha yakın ve karayoluna 7-8 kilometre mesafededir. Gelembeden sonra karayolundan görülen rüzgar gülleri bu kasabada olduğundan, şehirler arası karayolundan seyrederken de kasabanın yerini bellemek mümkündür. |
|
|
Alımlı yürüyüşü, kendine has gururlu bakışı ve kanat çırpışıyla daima insanları büyüledi. İnsanlar tarafından hem sevildi hem de değişik amaçlar için kullanıldı. Bugün ise yarışmalarının yapıldığı, ‘meziyetli’ olanlarının 15 bin dolara alıcı bulabildiği bir güvercin sektörü var. Rivayete göre Yıldırım Beyazıt’ın orduları Ankara Savaşı’nda sıkışınca, plan gereği savaş alanının dışında bekletilen atlı askerlere hücum emri verilmesi gerekir. Saklı askerlere ulaşmak için düşman kuvvetlerini geçmek şartdır. Ancak bu mümkün değildir. En doğru yol bir posta güvercini ile haber salmaktır. Padişahın emriyle havalanan güvercin tam Timur’un ordusunun üzerinden geçerken, keskin nişancılar farkeder ve atışa başlarlar. Oklarla birlikte yere düşen güvercinin ayağına bağlı savaş planı Tumir’un eline geçer. Destek kuvvetinden yardım alamayan Osmanlı ordusu ise Ankara’da ağır bir yara alır. Güvercin ile insanın ilişkisi bundan binlerce yıl öncesine dayanıyor. Alımlı yürüyüşü, kendine has gururlu bakışı ve kanat çırpışıyla daima insanları büyüledi, kendisine bağladı. İnsanlar tarafından hem sevildiler hem de değişik amaçlar için kullanıldılar. Postacılık yaptılar, yeri geldiğinde de sırf sahibi istiyor diye havada takla attılar. Çoğu zaman kendi doğasında olan meziyetini bile bir avuç yem karşılığı sattı. Havada uçarken özgür, yere indiğinde kümese kapatılmış bir tutsak. Ama insan ile güvercin aşkı sevgi—menfaat ikileminde hep böyle devam etti, ediyor. Bazı sözlüklerde güvercin kelimesi, tüylü, uzun mesafe uçan bir kuş, bazılarında ise I. Dünya Savaşı’nda dünyanın her yerinde görülen, barışın sembolü şeklinde tanımlanıyor. Ancak güvercini sadece haberleşme aracı olarak kullanan insanoğlu, II. Dünya Savaşı’ndan sonra bu hayvanın başka meziyetlerinin olduğunu da fark etmeye başladı. Türkiye’de güvercinin keşfi de bu yıllara rastlar. Kırsalda zevk için kafeste yetiştirilen güvercin zamanla kente taşındı. 1970’li yıllara gelindiğinde ise, güvercin meraklılarının sayısında bayağı bir artış oldu. Artık kentteki yüksek binaların çatısına kurulan kümeslerde güvercin yetiştirilmeye başlandı. Yıllar ilerledikçe zevk ile başlayan ilgi yerini bağımlılık derecesinde bir tutkuya bıraktı. Hatta kuşaktan kuşağa geçen iyi bir gelenek oldu güvercin yetiştirmek. Sevgi gelire dönüştü Bir zaman sonra güvercinciliği ciddiyete ve profesyonelliğe dökme çabası bir gereksinim olarak kendisini gösterdi. Derken çatılardaki kümesler arttı, özel kümesler kurulmaya başlandı. Kümesler çoğalınca da yetiştiriciler tutkuyla bağlandıkları kuşlarını görücüye çıkarmaya karar verdi. Bunun için her ilde, her ilçede yüzü bulan üyesi ile ‘Güvercin Sevenler Derneği’ adı altında dernekler kuruldu. Şu anda 71 ilde ve bir o kadar ilçede ‘Güvercin Sevenler Derneği’ bulunuyor. Son yıllarda ise, güvercinciliği sadece bu hayvanlara olan sevgisinden dolayı yapanların yanı sıra, bu işi tutkuyla karışık ticarete dönüştürenler de var. Çoğu şehirde her hafta güvercin pazarı kuruluyor. Zaman zaman Mercedes marka araba fiyatına güvercin satılıyor. İyi yetiştirilmiş, hiç yarışmamış ancak uzun uçabilen bir posta güvercini 10 milyara alıcı bulurken, fazla bir meziyeti olmayan bir başka posta güvercini 250—300 milyon liraya satılabilir. Ancak sözü edilen güvercinlerin ‘yabani’ olarak tabir edilen cami avlularında ya da meydanlardaki kuşlarla hiçbir ilgisi yok. Aynı şekilde türün kendi içindeki cinsleri de önemli. Kelebek türünün mavibaş veya karabaş cinsi düz cinse göre çok daha kıymetli. İyi yetiştirilmiş, dereceler almış bir posta güvercininin 15 bin dolara alıcı bulması mümkün. Peki ortalama 10 yıl ömür süren bir güvercine 15 bin dolar verilir mi? Güvercinden anlayanlar ‘verilir’ diyor. Yarışmalarda dereceler almış bir güvercin kıymetli oluyor, onun soyundan gelen güvercinler ise tekrar eğitilip yarıştırılıyor. Genetik olarak yavru güvercin, soyundan geldiği güvercinden daha iyi uçabiliyor. Bu süreç üç defa tekrarlandıktan sonra ortaya yeni ve çok iyi meziyetleri olan bir cins çıkıyor. Böyle bir cinsi elde eden kişi artık yavrularının tanesini 8 bin dolardan satabilir. Yani 16 ayda 15 bin dolar verip ortalama 30 bin dolar kazanmak mümkün. Yarışmalarda kazanılan paralar da cabası. Ancak bu süper cinsi oluşturmak sanıldığı kadar kolay değil; hastalıklara karşı mücadele, beslenme ve eğitim çok önemli. Zaten bunu ancak sınırlı sayıdaki güvercin yetiştiricisi gerçekleştirebiliyor. Bu konuda Avrupa ülkeleri özellikle Belçika önde gidiyor. Güvercin yetiştiricisi Mustafa Yılmaz, elde edilen iyi bir cinsin altın kadar değerli olduğunu söylüyor: “Başarılı bir cins ortaya koymak çok zor. Büyük masraf gerektiriyor. Türkiye’de az yapılıyor ancak Avrupa ülkelerinde yeni cinsler üretilip, özel isimler veriliyor. Aslında posta güvercinidir ama soylama sonucunda adı değiştirilmiştir. Burada da büyük paralar dönüyor.” |
|
|
Güvercinler Niye Takla Atar? |
|
Güvercinlerde iki farklı nedenle görülen, iki farklı tip takla var. Bunlardan ilki, havada uçarken hafifçe yan dönme şeklinde görülen ve aslında güvercinlerle beslenen gökdoğan gibi yırtıcı kuş türlerine karşı kazanılmış olan bir savunma uyumu. Bu, doğal olarak artık genlerine yerleşmiş ve bir yaşam biçimi haline gelmiş bir özellik. Taklacı güvercin olarak bilinen ırklarda görülen takla davranışı da, bu şekilde bir uyum olarak kazanılmış ve ırk özelliği haline gelmiş. Diğeriyse, vitamin eksikliği ya da bir virüs nedeniyle ortaya çıkabilen, beyine giden sinir hücrelerinin üzerini kaplayan myelin kılıfın erimesine neden olan ve havalanırken ya da uçarken denge kaybı nedenli takla atma, yürürken daireler çizme, başın arkaya doğru yatması (stargazing: yıldız sayma) gibi belirtilerle kendini gösteren hastalık. Bu takla zaten diğerinden belirgin olarak ayrılıyor ve sıklıkla hayvanların kontrollü bir şekilde beslenmesiyle iyileştirilebiliyor. Not: Bu soru Veteriner hek. ALİ KARAKUŞ Tarafından tübitak a sorulmuştur |
|
|
Kuşlar uyurken niye ayaklarını yukarı çekerler? |
|
Bazı kuşların uyurken bir bacaklarını gövdelerine doğru çekmelerinin nedeni bu hareketin kuşun vücudundan ısı kaybını önlemesi olarak açıklayabiliriz. Kuşların bacakları üzerinde tüyler bulunmadığı için bu açık bölgelerden ısı kaybı oldukça yüksek olabiliyor. Zaten dikkat edilirse kuşların uyuma sırasında vücut yüzeylerini olabildiğince küçültecek bir şekil aldıklarını, örneğin bacaklarını gövdeye doğru çekmenin yanı sıra başlarını da iyice gövdelerine gömdüklerini gözlemleyebiliriz. Deniz Candaş |
|
|
Güvercinler havada nasıl yön bulur? |
|
Posta güvercinleri yön bulma konusunda olağanüstü yetenekleriyle biliniyor. Ancak yeni bir araştırma, güvercinlerin de yön belirlerken bazen insanlar gibi yolları izlediklerini ortaya koyuyor.
|
|
|
Kuşlarda kursağın içi kuluçka periyodunun erken devrelerinde prolaktin hormonu salgısı tarafından hızla değişime uğrar. Kursakta kursak sütü adı verilen protein ve yağca zengin bir beyaz sıvı salgılanır. Bu sıvı yavruların yumurtadan çıktıkları ilk günlerde beslenmesini sağlar. Doğada yavru olarak bulunan kuşların ilk günlerde insan eli altında beslenip yaşatılması çok zordur. Annenin ilk günlerde |
|
|
Papağanlar ve balıkçıl kuşları kanatlarını temizlemek için bir çeşit "toz" üretirler. Bu toz tüylerinin yıpranmış uçlarından gelir. Bazı türlerde, güvercinler ve papağanlarda olduğu gibi kuşun tüyleri arasına dağılmıştır. Diğerlerinde özellikle balıkçıl kuşlarında bu tozlar küçük öbekler halinde toplanmıştır. Tozun ne işe yaradığı henüz tam olarak anlaşılamamıştır, fakat kanatların su geçirmezliğine yardımcı olduğu tahmin edilmektedir. Beyaz balıkçıllar, pelikanlar ve diğer su kuşları kendilerini kuyruklarının alt kısmındaki derilerinde yer alan bir bezden salgılanan yağ ile yağlarlar. Yıkama, topraklama ve tozlamayla tüyler tekrar uçuşa uygun pozisyon için hazırlanır. David Attenborough, The Life of Birds, s.53 |
|
|
İnsanın ve güvercinlerin görüş açısı kaç derecedir? |
|
İnsanların görüş alanı, toplam 180°. Ancak, binokular görüş denilen iki gözün görüş alanlarının çakışmasıyla ortaya çıkan alan 120°. Köpeklerde ve kedilerde toplam görüş alanı 150°, binokular görüş alanı 85°. Gözleri, başın iki yanında bulunan hayvanlarda toplam görüş alanı artmasına karşın binokular görüş alanı azalıyor. Atlarda toplam görüş alanı 350°, binokular görüş alanı 65°, güvercinlerde toplamda görüş alanı 300°-340°, binokular görüş alanı 20° - 30°. Belki de en şaşırtıcı olan, kafasını 200° çevirebilen baykuşların binokular görüş alanının az, 70° olması. Baykuşların toplamda görüş alanı 110°’dir. Tuğba Can |
|
|
Uzun mesafede göç etme konusunda rekor her yıl 25,000 km. uçarak Kuzey kutbu ile Güney kutbu arasında mekik dokuyan Kutup Sumrusuna ait. Yine kutup çevresinde üreyen birçok kıyıkuşunun uzak G.Amerika kıyılarına yolculuğu 13,000 km. yi bulur. ABD nin kuzeydoğu kıyısındaki Morina Burnu üzerinden bazen tek gecede 12 milyon kuşun denize doğru göç yolculuklarına başladıkları biliniyor. Dalgalar halinde önce okyonusun içlerine güneydoğu yönünde uçan kuşlar, Bermuda adasını geçtikten sonra arkalarına güçlü rüzgarları alarak bu sefer güneydoğuya, Güney Amerika kıyılarına yönelirler. 80-90 saat süren bu epik yolculuğun sonunda hedefe ulaşan bireyler tüm yağ depolarını tüketmiş, proteinlerinin çoğunu metabolize etmiş, vücutlarındaki suyu son damlasına kadar kullanmış, deyim yerindeyse 'bir deri bir kemik' kalmışlardır. Bu bir insanın 80 saat boyunca Süreyya Ayhan'ın 1500 m. süratiyle koşmasına denk geliyor. Eğer kuşlar iç yağ yerine benzin yaksaydı, 1 litre benzinle 250,000 km. yol yapabilirlerdi. Bir başka hesapla arabanız bu kuşlar kadar verimli çalışsaydılar bir bardak benzinle (150 ml.) dünyanın çevresini dolanabilirdiniz! C.Can Bilgin |
|
|
Mucizelerin ta kendisi: Kuşlar.. |
|
Okyanusun ortasında yapayalnız, yön bulmaya çalışıyorsun, yıldızlara bak, kuzey yıldızını bul en çok parlayanı olacaktı, hangisi, tanrım.... okyanusta yıldızların hepsi birden ne çok parlıyor, afrika ne yönde acaba?? Göç, kuşlara özgü mucizelerden yalnızca biri, kuşların dünyası mucizelerle doludur, onlar binlerce kilometreyi ellerinde pusula olmadan , bu konuda herhangi bir eğitim almadan aşar ve dünyanın ücra köşesinde bir yıl önce bıraktıkları bir yuvayı elleriyle koymuş gibi bulurlar. Yerleşik insan yaşamı ile karşılaştırıldığında kuşlarınki kompleks bir yaşam biçimidir. Plastik bir okul cetveli büyüklüğündeki Kuzey Sumrusu (Sterna paradisaea) göç sırasında o küçücük gövdesine sığdırdığı enerji ile 36.000 km yol kateder. Leylek ve benzeri büyük kuşlar ise uzun mesafeleri aşmak için termallerden (ılık hava akımları) yararlanırlar, termaller sadece karalar üzerinde oluştuğundan leylekler denizüstü geçişleri az olan yolları seçerler. Bu yüzden göç eden binlerce Leyleğin (Ciconia ciconia) İstanbul Boğazı üzerinden geçtiğini görebilirsiniz, böyle muhteşem bir göçe şahit olmak, “leyleği havada gördü” deyişini anlamsız kılabilir. Deniz üzerinde güçlü termaller bulunmadığından albatroslar gibi süzülen kuşlar dalgaların ve havanın yarattığı rüzgarları kullanarak ilerlerler, 9 kg lık bir albatros vücut ağırlığının sadece %1 ini kullanarak ve kanat çırpmaksızın bu şekilde 100 km süzülebilir. Serhan Oksay |
|
|
Telek dibi patlaması - Kanat patlatma |
|
Kanat patlatma tabiri kanımca kanat eklem yerindeki açılmalar için kullanılmalıdır. Taklacı güvercinlerde sert oyun yapan kuşlarda kanatların hızlı vurulması bu tür açılmalara neden olmaktadır. Bu anlamda kanat patlatan güvercinler yaraları kapanana kadar bir süre uüurulmamamalıdır. Ancak tekrar uçurulduğunda gene kanat patlatabilir. Sert oyun özelliği kuşun genetik yapısına özgüdür bu nedenle aynı kuşun yavrularında da benzer özellikler görülme ihtimali bulunmaktadır. Ne yazık ki günümüzde bu tür sert oyunlu taklacılar kostümün ön plana çıkartılması sonucu gittikçe azalmaktadır. İçi kan dolu teleklerin patlaması durumunun ise telek dibi patlaması olarak adlandırılmasının daha uygun olacağı görüşündeyim. Telek dibi patlaması, genetik bir durum değildir. Daha çok iki nedenle olabilmektedir. Birincisi Atsinekleri, ikincisi ise mantar hastalıklarıdır. At sinekleri içi yeni kan dolan telekleri delerek buradaki kanı içmektedirler. Bu durumda bu telek çürüyerek düşmektedir. Aynı olaya neden olan diğer bir etken ise Aspergillosis ve Cadidiasis adı verilen mantar hastalıklarıdır. Bu hastalıkların tüy ve deride gözlenen formları benzer bir etki yaratarak yeni çıkan teleklerin patlayarak çürümelerine neden olurlar. Yavuz İşçen |
|
|
Eski Ahit’te yer alan efsanelerden biri, Hazreti Nuh ve tufandan bahseder. Yarattığı ademoğlunun yeryüzüne kötülük tohumları saçtığını gören Tanrı, onu bir tufanla cezalandırmaya karar verir. Ve Hazreti Nuh’a bir gemi yapmasını, bu gemiye her temiz hayvandan erkek ve dişi yedişer, her temiz olmayan hayvandan erkek ve dişi ikişer ve kuşlardan da erkek ve dişi yedişer tane almasını söyler. Ardından büyük tufan başlar, Hazreti Nuh ve gemisindeki canlılar hariç, yeryüzü üzerinde yaşayan her şey silinir. Tufan durulduğu zaman Hazreti Nuh, suların çekilip çekilmediğini anlamak için geminin penceresinden bir güvercin salar. Sular çekilmediği için güvercin gemiye döner. Hz. Nuh, yedi gün sonra güvercini tekrar salar. Güvercin bu sefer, ağzında yeni koparılmış zeytin yaprağıyla gelir. O zaman Nuh, suların yeryüzünden çekildiğini anlar. Ağzında zeytin yaprağı tutan "güvercin, o günden bu güne, ümidin ve barışın simgesi olur." Tufanın yok edici gücüne karşı direnen zeytin ağacı ise ölümsüzlüğün. Yahudilikte geçen bu hikayenin kahramanı güvercin, İslam dininde, Nuh Peygamber'e tufanın sona erdiğini bildiren zeytin dalını getiren güvercin olarak yer alır. Vaftizci Yahya tarafından vaftiz edilen İsa'nın omzuna Tanrı bir güvercin olarak konar. Hz.Muhammet'i saklandığı mağaranın önünde yuva yaparak, Kureyşliler'e yakalanmaktan kurtaran da güvercindir; Kısacası dinler tarihinin tümünde ve Anadolu coğrafyasında güvercin en önemli figürlerden biridir. |
|
|
Diyarbakır’da yetiştirilmiş olan ve dünyanın hiç bir yerinde bulunmayan güvercinlerin evsafını ıslah ederek meydana getirmiş oldukları çeşitler aşağıdadır.
Bu çeşitleri alıp da aynı evsafı muhafaza edemiyerek melez hale getirmiş Arap ülkelerinden Hama, Humus, Halep, Şam ve Beyrut gibi vilayetlerde bir kısmı bulunmaktadır.
|
|
|
Güvercinlerin İç Pusulası |
|
UÇURDUĞUMUZ GÜVERCİN YA GERİ DÖNMEZSE ? Güvercin yetiştirenler için bu işin en önemli yanı kuşlarının uçuş performansıdır. Kendi kuşları ile özdeşleşmiş bir çok kuşçu tanıyorum. Kuşları ile birlikte aynı kümeste yattığı için gazetelere haber olanların yanı sıra, bir çift güvercin için ufak çaplı servet ödeyenler hiç de az değil. |
|
|
T.B.M.M. (S. Sayısı : 85): Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti adına 18 Kasım 1999 tarihinde Strazburg'da imzalanan "Ev Hayvanlarının Korunmasına Dair Avrupa Sözleşmesi"nin onaylanması uygun bulunmuştur.
|
Sevgili Yetiştiriciler, hepimizin ortak merakı olan güvercin yetiştiriciliğinin, güvercin sağlığı bakımından da temelini oluşturan, olmazsa olmaz şeklinde de değerlendirebileceğimiz ana kuralları vardır. Uygulanması gereken kurallar nelerdir kısaca açıklayarak başlayalım;
|
|
Devamını oku...
|
|
Bölgelere göre değişmekle beraber, kışı ayrı geçiren eşler genellikle şubat ayı içerisinde eşe atılırlar. İlk kez eş olacak güvercinlerin, eşe atılma tarihinden 1-2 hafta önce birbirlerine tanıtılmaları, yani yeterli büyüklükte boş bir bölmeye kapatılmaları, eşe atma tarihinde bu kuşların eş olmalarını kolaylaştırmaktadır.
|
|
Devamını oku...
|
|
Çevre Bakanlığından: Zaman zaman çeşitli görsel ve yazılı basın yayın organlarındaki haberlerde ve Bakanlığımıza gelen şikayetlerde, Türkiye'nin değişik bölgelerinde pek çok yabani hayvanın elektrikli tel, zehirli ve bayıltıcı yem ve bilhassa yabani hayvanların avlanmasında canlı hayvanların yem olarak kullanılmaları suretiyle kanunen yasaklanmış metodlarla öldürüldükleri hususları yer almaktadır. |
|
Devamını oku...
|
|
Kalıtım bilimi (genetik) basitce, ana ve babanın özelliklerinin yavrulara nasıl aktarıldığını araştıran bilim dalıdır diye tanımlanır. Bu konunun iyi bilinmesi yanıt aradığımız bazı soruların acıklanmasını sağlayacaktır. Kalıtım konusunda bilinenler henüz sınırlıdır. Yinede, özellikle son yüzyılda bu konuda dev adımlar atılmıştır. Canlılarla uğraşan bütün dallarda olduğu güvercin yetiştiriciliği için de kalıtım ve |
|
Devamını oku...
|
|
HAYVAN HAKLARI BİLDİRGESİ 15 Ekim 1978 Unesco 1- Bütün hayvanlar yaşam önünde eşit doğarlar ve aynı var olma hakkına sahiptirler. 2- Bütün hayvanlar saygı görme hakkına sahiptirler. Bir hayvan türü olan insan, öbür hayvanları yok edemez, bu hakkı çiğneyerek onları sömüremez. Bilgilerini hayvanların hizmetine sunmakla görevlidir. Bütün hayvanların insanca gözetilme, bakılma ve korunma hakları vardır.
|
|
Devamını oku...
|
|
17 günde yumurtadan çıkan güvercin yavruları, ilk hafta gözleri kapalı ve hav tüyleri ile kaplıdırlar. Hav tüylerinin sıklığı ve uzunluğu ırklara ve renklere göre farklılık gösterir. Yavrular ilk günlerde ana ve babanın kursağından salgılanan ve “güvercin sütü” yada “kursak sütü” (halk dilinde maya) adı verilen proteince zengin bir besin maddesi ile |
|
Devamını oku...
|
|
Güvercinlerin gereksinimleri yıl boyunca değişiklik göstermektedir. Dolayısıyla güvercinlerin beslenmelerinde kullanılan dane karışımları da bu değişimlere uydurulmalıdır. Güvercinlerin yaşamında yıl boyunca görülen değişik dönemler şunlardır:
|
|
Devamını oku...
|
|
Güvercin bakım ve sağlık programı deyince 365 günlük bir periyodu kapsamalıdır. Bir yıllık uygulanacak olan bakım programları güvercinin içersinde bulunduğu yuva pozisyonuna ve mevsimine göre değişir. Bu nedenle güvercin bakım programlarını dönemler itibariyle şu şekilde sıralayabiliriz.
|
|
Devamını oku...
|
|
Yurdumuzda güvercinler oldukça yüksek paralar karşılığı alınıp satılırken barındırılmaları konusuna yeterli titizlik gösterilmemektedir. Çoğu kuşçumuz rastgele bulduğu malzemelerden kuşlarına barınak yapmaktadır. Halbuki güvercin yetiriciliğinde başarının anahtarı |
|
Devamını oku...
|
|
Kümesimizdeki güvercinlerimizin arzuladigimiz yöndeki özelliklerini gelistirebilmek icin, yani en iyilerini secip, en iyilerinden yavrular elde etmek icin yavru veriminin bol olmasi gerekir. Yavru verimi denilince yilda cift basina yeme düsürdügümüz yavru sayisi kastedilmektedir. Eger bir üretim sezonunda cift basina ortalama yavru sayimiz 6 degilse kümesinizde bir problem var demektir. Üretim sezonu subat ile temmuz aylari arasidir. Subat ortasinda ciftlestirme, Subat sonu yumurtlama,mart ortasi yavrularin cikisi, nisan |
|
Devamını oku...
|
|
Sağlıklı bir yaşam için gerekli olan koşullar kısaca hijyenik koşullar olarak ifade edilir. Bir canlının yaşamını devam ettirebilmesi ve verimli olması için bazı özel koşullara gerek vardır. Bunlar ısı, rutubet, |
|
Devamını oku...
|
GÜVERCİNGİLLER ( COLUMBIDAE ) Columbiformes takımı iki alt takıma ayrılmaktadır. Bunlardan biri Columbae, diğeri ise Pterocletes’dir. Columbae alt takımı ise iki familyadan meydana gelmektedir. Bunlardan ilki Columbidae diğeri ise Raphidae’dir.
|
|
Devamını oku...
|
|
Bu yazımda sizlere güvercinlerin bir günlük değil bütün bir yılı kapsayan bakımlarından kısaca bahsetmek istiyorum; güvercin bakımından kastım bir güvercinin bütün yıl boyunca geçireceği devreleri inceleyip, içerisinde bulunduğu şartlara uygun olarak bakılmasıdır. Herhangi bir güvercin için önemli olan devreleri aşağıda belirtmek istiyorum.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
|
|
|
|